Şifalı Bitkiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şifalı Bitkiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Limon Suyunun Faydaları ve Zararları

Tarih:17 Şubat 2014 Pazartesi

Hiç yorum yok:


Limon suyu Zayıflatır mı,Limon Suyu İle Zayıflama
Limon suyunun Faydaları ve Zararları
Limon Suyunun Faydaları ve Zararları
Limon suyunun Faydaları,Limon Suyunun Yararları,Limon suyunun Zararları,Limon suyu Zayıflatır mı,Limon Suyu İle Zayıflama
Mutfaklarımızın baş tacı limon ,yiyecekleri lezzetlendirdiği gibi, sağlığımızı da korumaya birebir. Limon, içerdiği B grubu vitamin kompleksleri ve bol C vitamini sayesinde sağlığımız için sayısız faydası bulumakta. Tüm bu faydalarının yanı sıra, limon suyu zayıflatıcı özelliği ile de özellikle diyet yapan ve kilo vermek isteyenler için de son derece fayda sağlıyor. Size limon suyunun faydaları hakkında bir kaç blgi vermek istiyoruz. Bir de limon suyu ile zayıflama formülü..

Limon suyunun Faydaları,Limon Suyunun Yararları,Limon suyunun Zararları,Limon suyu Zayıflatır mı,Limon Suyu İle Zayıflama
* Sindirim sistemini olumlu etkiler.Mide yanması, şişkinlik,geğirme gibi hazımsızlık problemlerini hafifletir.
* Bağışıklık sistemini kuvvetlendirici özelliği vardır.
* Viral enfeksiyonları ve iltihapları azaltır.
* C vitamini, B kompleks vitaminleri, kalsiyum, demir, magnezyum, potasyum ve lif açısından oldukça zengindir.
*Mükemmel bir potasyum kaynağıdır: Bilindiği gibi, potasyum açısından zengin olan limon kalp, beyin ve sinir fonksiyonlarının sağlığı için faydalıdır. 
* Nefesi tazeler ve ağızın asit dengesini sağladığından kötü ağız kokularının giderilmesini sağlar.
* Vücudu toksinlerden arındırır.
* Limon suyu, dıştan cilde uygulandığında cilt lekelerini ve kırışıklıkları azaltır. ayrıca yara izleri va yaşlılık lekeleri için de oldukça etkilidir.
* Enerji verir, endişe ve depresyonu azaltır. Limon kokusunun sinir sistemi üzerinde sakinleştirici etkisi vardır.
* Sabahları aç karnına içeceğiniz 1 bardak ılık limonlu su, kafein bağımlılığından kurtulmanıza yardımcı olur.
* Eklemlerde iltihaplanmaya sebep olan ürik asiti yok eder ve hastalıklara yol açan asitlilik derecesini azaltır.
* Boğaz ağrısın hafifletir.
Limon suyu Zayıflatır mı,Limon suyu İle Zayıflama
*Limon suyu kilo vermenize yardım eder. Limonun içerisinde bulunan pektin maddesi, açlıkla savaşmanıza fayda sağlar. Limon ayrıca, elma ve üzümden daha fazla potasyum içeriyor.  Sabah bir bardak ılık suyun içerisine yarım limon limon suyu sıkarak içtikten 15 ya da 30 dakika sonra kahvaltıya başlayın. Sabah aç karnına içtiğiniz limonlu ılık su, hem vücudunuzu ve iç organlarınız temizleyecek, hem de vücuttaki yağların yakılmasını sağlayacaktır.
Limon suyunun Zararları
Fazla İçilen limon suyu kanı inceltebilir. Çok fazla tüketilmesi diş etinde kanamalar ve ülser problemine sebep olabilir.Limon, doğrudan dişlerinizin mine tabakasına zarar verebileceği için bunu bir miktar sıcak, ılık ya da soğuk suyla seyreltmeniz gerekiyor.
Limon suyunun Faydaları,Limon Suyunun Yararları,Limon suyunun Zararları,Limon suyu Zayıflatır mı,Limon Suyu İle Zayıflama
 

Zerdeçal Maskesi Nasıl Yapılır ?

Tarih:

Hiç yorum yok:


Zerdeçal Maskesi Faydaları,Zerdeçal Maskesi Nasıl Yapılır,Zerdeçal Maskesi Zararları
Zerdeçal Maskesi Nasıl Yapılır
Zerdeçal Maskesi Nasıl Yapılır ?

Zerdeçal Maskesi,Zerdeçal Maskesi Ne İşe Yarar,Zerdeçal Maskesi Faydaları,Zerdeçal Maskesi Nasıl Yapılır,Zerdeçal Maskesi Zararları
Zerdeçal sağlık için olduğu kadar, cilt güzelliği için de çok faydalıdır. Zerdeçal maskesinin Faydaları ; parlak ve aydınlık bir cilt,kırışıklıkları önlemesi,sivilce oluşumunu önlemesi, pigmentasyon sorununu azaltarak cilt tonunu eşitlemesi,iltihaplı cilt problemlerini gidermesi gibi faydaları mevcuttur. Üstelik yüksek antioksidan içeriği ile cildinizdeki zararlı toksinleri uzaklaştırmaktadır. Sizlerde cilt güzelliğiniz için zerdeçal maskesi kullanabilirsiniz. Bakalım zerdeçal maskesi nasıl yapılır ?
Zerdeçal Maskesi İçin Gerekli Malzemeler:
*2 yemek kaşığı un,
*1/4 çay kaşığı toz zerdeçal,
*Yağlı ciltler için: 1/4 bardak sade yoğurt ve birkaç damla limon suyu,
*Kuru ciltler için: 2 yemek kaşığı zeytinyağı,kayısı yağı veya hindistancevizi yağı,
*1 çay kaşığı bal
*1 çay kaşığı yumurta akı,
Zerdeçal Maskesi,Zerdeçal Maskesi Ne İşe Yarar,Zerdeçal Maskesi Faydaları,Zerdeçal Maskesi Nasıl Yapılır,Zerdeçal Maskesi Zararları
Un ve zerdeçalı karıştırın.Cildiniz yağlı ise, limon suyu -cildiniz kuru ise, zeytinyağı ve hindistan cevizi yağını yavaş yavaş ekleyip karıştırın. Ardından yine yavaşça yoğurdu ekleyip karıştırın. Ve son olarak da yumurta akını ekleyip, krem kıvamına gelinceye kadar karıştırın. Hazırladığınız maskeyi yüzünüze ve boynunuza uygulayıp 15-20 dakika bekletin. Cildinizdeki maskeyi, sıcak ıslak bir bez yardımı ile silin. Zerdeçal maskesi bezde leke yapacağı için dilerseniz ılık su ile de yıkayabilirsiniz.
Zerdeçal Maskesinin Zararları ;
Zerdeçal maskesi, açık renk tenlilerde leke yapabilir. Sarı ve koyu ciltlerde parlak bir görüntü sağlarken, pembe tenli kadınların solgun görünmesine neden olabilir. Fakat,  leke bir kaç saat sonra kaybolup gider.
Zerdeçal Maskesi,Zerdeçal Maskesi Ne İşe Yarar,Zerdeçal Maskesi Faydaları,Zerdeçal Maskesi Nasıl Yapılır,Zerdeçal Maskesi Zararları

ARPANIN FAYDALARI VE ZARARLARI

Tarih:16 Ocak 2014 Perşembe

Hiç yorum yok:



Arpanın Faydaları ve Zararları
Arpanın Faydaları ve Zararları
Arpanın Faydaları,Arpanın Faydaları Nelerdir,Arpanın Yararları, Arpanın besin değeri,Arpanın içindekiler,Arpanın İçindeki Vitaminler,Arpanın Zararları
Buğdaygiller ailesinin en tanımış üyesi arpa, herkesin bildiği bir bitki.. Son zamanlarda da arpanın faydaları hakkında pek çok söylendi ve yazıldı.

Arpanın besin değeri,Arpanın içindekiler,Arpanın İçindeki Vitaminler
Arpanın besin değeri oldukça fazladır.Arpa,özellikle Protein, B1, B3, B6, Kvitaminleri ile demir, magnezyum, selenyum, potasyum, fosfor ve manganez açısından son derece zengin bir bitkidir. Arpanın yararları oldukça fazladır. Biz bu gün sizlere arpanın bazı faydalarından bahsedeceğiz. 
Arpanın Faydaları,Arpanın Yararları,Arpanın Faydaları Nelerdir

* kronik kabızlık çekenlere faydalıdır.

* Bağırsakları yumuşatır ve sindirim sisteminin düzgün çalışmasını sağlar.

*İdrar söktürücü özelliği ile idrar yollarını ve idrar yollarındaki iltihapları temizler.

* Arpa ekmegi ve arpa çorbası şeker hastaları için çok faydalıdır.
* Dil iltihaplarına karşı da yararlıdır.
* Kemikleri güçlendirir.
* Böbrek taşlarını ve kumlarını dökmeye yardımcı olur.
* Tuzlu Arpa lapası, kireçlemelre ve eklem ağrılarına çok iyi gelir.
* Arpa, sirke ile kaynatıldığında, uyuz, egzama gibi kaşıntılı deri hastalıklarına sürülürse faydalı olur.
* Prostat büyümesini önler.
* Kansızlığı gidrie, vücuda kuvvet veriri.
* Baş ve boğaz ağrılarını dindirir.

Arpanın Zararları
Arpanın K vitamin açısından zengin olması kanın pıhtılaşması açısından önemlidir. Fakat kanının pıhtılaşması sakıncalı olan kişileri arpa tüketmesi sakıncalıdır.Bunun dışında bilinen bir yan etkisi yoktur.
Arpanın Faydaları,Arpanın Faydaları Nelerdir,Arpanın Yararları,Arpanın besin değeri,Arpanın içindekiler,Arpanın İçindeki Vitaminler,Arpanın Zararları

Hamilelikte kullanılması sakıncalı bitkiler

Tarih:28 Kasım 2013 Perşembe

Hiç yorum yok:

Hamilelikte kullanılması sakıncalı bitkiler

- Baharat amaçlı kullanılan fesleğen, kekik, vs. bitkilerin genellikle pişirme veya tat vermek için kullanılan küçük miktarları emniyetlidir; ancak bu bitkilerin çay yapmak için kullanılan büyük miktarları (1-2 tatlı kaşığı gibi) hamileler için zararlı olabilir.

- Özellikle kabızlık yakınmalarının giderilmesi için kullanılan  doğal ve zararsız olarak düşünülen dışkı yumuşatıcı antrakinon içerikli bitkiler vardır. Bu bitkiler rahim dahil düz kasların kasılmasını sağlayarak düşük yapmaya sebep olabileceği için kullanılması sakıncalıdır. Acı çiğdem, akdiken (geyik dikeni), aloe vera, sinameki ve topalak gibi bitkiler bu grupta yer alan sakıncalı bitkilerdir.
- Rahim uyarıcı etkilye sahip olan Adaçayı, akdiken, Cezayir menekşesi, kekik, mazı, meyan kökü, ökse otu, pelin otu, ravent (ışgın), rezene, sinameki, yarpuz gibi bitkiler de aynı nedenle kullanılmamalıdır. Düzenli olarak tüketilmeleri ve özellikle de günlük 1-2 tatlı kaşığı gibi miktarları zararlı olabilir. Bu bitkilerin bitkilerin düşüğe  veya erken doğuma neden olan rahim uyarıcı etkileri olabilmektedir.
- Bitkilere acı tat veren alkoloidleri yoğun içeren Altınmühür (goldenseal), efedra, kına kına, kırlangıçotu ve yabani kiraz gibi bitkiler veya esansiyel bitki yağlarından anne-bebek arasındaki ya da anne rahmindeki ceninin fonksiyonlarını etkileyebileceği için sakınılmalıdır.  Bu bitkilerin düzenli tüketilmesi hamileler için sakıncalıdır. Adaçayı, ardıç, biberiye, civanperçemi, kekik, lavanta, mazı, mercanköşk ve rezene gibi bitkilerin yağlarının ağız yolu ile hamilelik sürecinde düzenli tüketilmesi de sakıncalıdır.
Akdiken, Cezayir menekşesi, civanperçemi, çarkıfelek (passiflora), kekik, mazı, meyankökü, ökseotu, pelin otu, ravent (ışgın), sinameki ve yarpuz gibi  Emenagog etkili bitkiler, adet görmeyi teşvik eden bitkiler olup hamilelik süresince kaçınılmalıdır. Bu bitkilerin hamilelikte kullanılması sakıncalıdır.
Etiketler: Hamilelerin tüketmesi sakıncalı bitkiler, Hamilelikte yararlı ve zararlı besinler, Hamilelikte Tüketilmesi Sakıncalı Besinler, Hamilelikte bitki çayları ve şifalı otlar, hamilelikte sakıncalı bitkiler, hamilelikte kullanılması sakıncalı bitkiler

Çay ağacı yağının faydaları

Tarih:5 Kasım 2013 Salı

Hiç yorum yok:

Çay ağacı yağının faydaları

Çay ağacı'nın yetiştiği yer Avustralya'dır. Avustralya yerlileri Çay ağacı bitkisinin yapraklarının şifa verme özelliğini keşfetmiş, çay ağacının daha çok iyileştirme özelliklerinden faydalanmışlar. 

Çay ağacı Avustralya halkı tarafından nerede ise her evde kullanılan bir bitkidir. Çay ağacı Mantar ve bakterileri öldürme özelliğin nedeniyle doğal antibiyotik olarak kullanılır.


Stres ve yorgunluk 

Stres, yorgunluk, somatik sorunlar, sağlıksız çevre koşulları cildimizin yapısını bozmakta. Parlak bir cilde sahip olmak ve dış faktörlerin  cildinize olumsuz etkilerini en aza indirmek istiyorsanız şimdi bitkilerde yeni bir trend olan çay ağacı çok etkili.Bu ağaç neredeyse büyülü bir doğal araç..


Cildinizde oluşan lekeleri ve fazla yağlanmayı, kaynağını doğadan alan, cildi kurutmadan bir hafta içinde etkisini gösteren çay ağacı yağı ile onarabilirsiniz. Çay ağacı yağı cildinizdeki gözenekleri sıkılaştırır lekelerin ve siyah noktaların görünümünün azaltır.


Çay ağacı yağını aynı zamanda sivilce izleri için de kullanabilirsiniz. sivilce izi olan bölgeyi yağlayın. Birkaç gün kullanımdan sonra aknenin tahriş ettiği izlerin ve kızarıklıkların bulunduğu bölgede farkları göreceksiniz.

Cilt bakımı için çay ağacı yağı tarifi 

Bir fincana bir yemek kaşığı adaçayı, 10 damla çay ağacı yağı ve ve iki yemek kaşığı gül suyu koyarak karıştırın. Elde ettiğiniz bu karışım ile her akşam yüzünüzü silin. İki hafta sonra tüm cilt sorunlarınızdan kurtulacaksınız. Cildiniz Yağlı ise bu suyu pamuğa çok az miktarda damlatarak kullanmanız gerekir.

Bir başka tarif: 1 yumurta akı ile 4-5 damla çay ağacı yağını iyice karıştırın. Bu karışımı yüzünüze sürerek beş dakika etki etmesi için bekleyin. Bu uygulamayı haftada 3 kez yapabilirsiniz. 

Çay ağacı yağı yaralar ve böcek ısırıkları için de iyileştirici etkileri var. Evinizde bir kenarda Çay ağacı yağı bulunmasında fayda var.



Şifalı bitki satın alırken ve kullanırken dikkat edilmesi gerekenler

Tarih:28 Ekim 2013 Pazartesi

Hiç yorum yok:

Şifalı bitkilerin satın alınması ve güvenli bir şekilde kullanılması için öneriler

* Bitkisel ilaçları kullanmadan önce rahatsızlığınızın doğru teşhis edildiğinden emin olun

* Yalnız  konunun uzmanı veya doktorunuz tarafından özel olarak tavsiye edilen şifalı otları kullanın

* Kullanmayı düşündüğünüz şifalı otlardan doktorunuzu haberdar edin.


* Şifalı otları tanınmış bir yerden alın. Gerektiğinde bitki halkında bilgi alabilmek için paketinde adresi ve telefon numarası olan bir marka seçin.

* Uzun süre ışık ve hava ile temas etmiş olabilecekleri için ambalajsız, açıktan satılan şifalı otları kullanmaktan kaçının.

* Kalite kontrol testinden geçmiş, özellikle de içerdiği bir veya daha fazla aktif madde açısından standartlaştırılmış ürünleri seçin.

* Bitkisel çözeltiler genellikle su ve alkol ile hazırlanır. Alkolden kaçınmak istiyorsanız gliserin kullanılarak hazırlanan çözeltileri  satın alın.

* Değişik şifalı otların raf ömrünü aklınızda tutun. Toptan satılan şifalı otların raf ömrü üç ay (yaprak ve çiçekler) ila bir yıl (kök ve kabuklar); çözeltilerin yaklaşık bir yıl; kapsül ve tablet halinde olan bitkisel ilaçların ise 1-2 yıldır.

* Bitkisel ilaçları düzenli olarak kullanmak istiyorsanız, belirli bazı şifalı otlar hakkında ayrıntılı bilgi veren iyi bir referans kitabı edinin.

Özel önlemler:

* Bitkisel ilaçlar fazla alındığı taktirde sağlığa zararlı olabilecek aktif maddeler içerir. Önerilen dozları aşmayın ve herhangi bir kuşkuya kapıldığınızda bitkisel tıpla ilgilenen bir doktara danışın.

* Reçetesiz satılan bitkisel ilaçları etikette tavsiye edilen dozlara göre kullanın.

* Geleneksel tıbbi yöntemlerle tedavi olurken doktorunuza danışmadan bitkisel ilaç kullanmayın.

* Hamileyseniz veya hamile olma ihtimaliniz varsa, emziriyorsanız, herhangi bir sağlık sorununuz varsa veya 70 yaşın üzerinde iseniz ve sağlığınız bozuksa, bitkisel ilaç kullanmadan önce daima doktorunuza danışın.

* 16 yaşından küçük çocuklara doktora danışmadan bitkisel ilaç vermeyin. Bu yaştakilere verilecek doğru dozun bir uzman tarafından tayin edilmesi gerekir.

Doğal antidepresanlar

Tarih:24 Ekim 2013 Perşembe

Hiç yorum yok:

Doğal antidepresanlar


Antidepresan denildiğinde pek çok kişinin  ilk aklına gelen şey ilaçlardır. Ancak ilaç kullanmadan da stres ve gerginliği yenmeniz mümkün. 

Vücudunuzda Serotonin yeterli olduğunda; moraliniz yüksek olur, rahat uyku uyursunuz, iştahınız azalır, ruh sağlığınız düzelir ve enerjiniz artar. 

Doğal antidepresanlar


Sarı kantaron

Anti-stres ve anti-depresyon için etkilidir, korku, endişe, kaygı, umutsuzluk, umursamazlık ve çaresizlik duygularının giderilmesinde yardımcıdır. Uykusuzluk ve fazla uyuma problemlerinde faydalıdır.

Börülce

Folik asit bakımından oldukça zengin olan börülce, özellikle hamileler için tavsiye edilir. Folik asit; modumuzu ve uyku düzenimizi dengelemeye yardımcı olan norepinefrin ve serotonin salgılanmasında da önemli bir rol üstleniyor.

Ceviz, fındık, badem, çekirdek 

Ay çekirdeği, kabak çekirdeği, kaju fıstığı, fındık ve ceviz magnezyum yönünden zengin besinlerdir. Magnezyum serotonin hormonunun salgılanmasını artırır.

Keklik otu

Botanik ile ilgilenen herhangi birine keklik otunun faydalarını sorduğunuzda, size verecek cevaplar ile sadece spagetti üzerine konan bir sos olmadığını anlayacaksınız. Orijinal yazılımları caffeic, quercitin ve rosmarinic olan asit türlerini içerir ki bu asit türleri depresyon ve anksiyeteye karşı sizi kuvvetlendirir. Yetiştirilmesi son derece kolay da olan keklik otu, sıkıntılarınıza son vermenizde oldukça faydalı olabilir.

Şifalı bitkiler 

Şifalı bitkilerden ıhlamur, melisa, papatya, adaçayı, kekik, fesleğen ve biberiye çayları rahatlatıcı etkisinden dolayı tercih edilebilir. Yeşil çayda L-theanine isimli aminoasit bulunur. Bu aminoasit beyindeki alfa dalgalarını canlandırıyor. Aynı zamanda yeşil çay antioksidan özelliğe sahiptir.

Balık

Balık yemek hem beden hem ruh sağlığımız için kendimize yapabileceğimiz en büyük iyiliklerden. Zira mükemmel bir protein kaynağı, omega 3 ve selenyum içeriğiyle iyi bir antioksidan, kansere karşı koruyucu, kalp-damar sağlığı için vazgeçilmez, hatta depresyona karşı bile etkili. 

Araştırmalar, yeterli miktarda omega 3 alımının, stres ve depresyonu daha iyi bir şekilde kontrol etmemize yardımcı olduğunu gösteriyor. Omega 3 yağ asitleri, doğal antidepresan olarak düşünülüyor. Yapılan bir araştırma hiperaktivite, dikkat eksikliği, saldırganlık gibi durumlarda somon, ton veya sardalya gibi yağlı balıkların tercih edilmesinin olumlu etki yaptığını gösteriyor.

Omega-3 

Omega 3 yağ asitleri serotonin üretimini tetikleyici özelliktedir. Omega 3 yağı beyindeki uyarıcıların doğru çalışmasını sağladığından dolayı faydalı olmaktadır. Bu yağ asitleri bakımından zengin kaynaklar olan balık, ceviz ve keten tohumunu tüketebilirsiniz. Balık beyni etkiliyor ve modu yükseltiyor. Haftada 3 kez balık yiyin ve günde 1 yemek kaşığı keten tohumunu beslenmenize mutlaka ekleyin. Son yıllarda özellikle hamile kadınlarda depresyonu engelleyici olarak Omega 3 yağı önerilmiştir

Domates 

Domateste fazla miktarda bulunan likopen (antioksidan etkili bir kimyasal) inflamasyonu, dolayısıyla stresi azaltıyor. Likopen, domatesin daha çok kabuk kısmında olduğundan, eğer mide ile ilgili problemleriniz yoksa kabuklarıyla tüketmenizi öneririm.

Ayçekirdeği

Ayçekirdeğinin sarı yaprakları, evrensel 'mutluluk' sembollerinden biri. Vücudun modunuzu dengeleyen norepinefrin kimyasalını salgılamasını sağlayan fenilala aminoasiti bakımından zengin olan ayçekirdekleri, en doğal antidepresanlarınızdan biri...

Çikolata 

Çikolatayı sevmeyen yoktur herhalde? Çikolatanın mutluluk verdiğini duymuşsunuzdur. Ama bütün çikolatalar aynı etkiyi sağlayamayabilir, özellikle bitter çikolataları tercih etmenizde fayda var. Kilo kontrolünü sağlamak için tükettiğiniz miktarın önemli olduğunu unutmayın.

Kahverengi pirinç 

Vitamin B1 ve B3 ve folik asit içerir. Glisemik indeksi düşük olan kahverengi pirinç yağla savaşan bir nişasta olan amilozdan da zengindir.

Muz 

Muz Tryptophan adı verilen bir tür aminoasitten zengindir. Tryptophan vücutta serotonin hormonunun salgılanmasında önemli role sahiptir. Aynı zamanda potasyum kaynağı olarak bildiğimiz muz, potasyum içeriğinden dolayı da stresle savaşır.

Kuru baklagiller 

Mercimek, nohut, kuru fasulye, börülce tryptophandan zengindir. Börülce aynı zamanda folik asit bakımından da zengindir. Kuru baklagilller vücutta serotonin salgılanmasında önemli bir role sahiptir.

Soya fasulyesi 

Soya fasulyesi elzem aminoasitlerden zengindir. Tryptophan içeriğinin yüksek olması sebebiyle soya sütü de dahil olmak üzere soya ürünleri, tofu ve soya fasulyesi serotonin düzeyinin sabit tutulmasına yardımcı olur.

Mor patates 

Beyaz patateslere kıyasla on kat daha fazla antioksidan ve antosiyanin içerdiği düşünülen mor patatesler de stres düşürücü bir özelliğe sahip. Mor ya da beyaz, yüksek oranda iyot bulunduran patates kabuğu da tiroid hormon seviyelerini düzenleyerek, duygusal iniş-çıkışları önleyici etki göstermektedir.

Ispanak 

Ispanak fiziksel ve zihinsel sağlığı korunmasında önemli olan folik asit açısında iyi bir kaynaktır. Folik asit eksikliğinde vücut yeterli serotonin üretemez. Ispanak kış ayları için harika bir doğal antidepresandır.

Süt ve süt ürünleri 

Süt ve süt ürünleri triptofan içermektedir. Bu özellikleri ile depresyona karşı etki gösterirler. Süt ve süt ürünlerinden yoğurt ve kefir probiyotik özellikleri sayesinde bağırsaklardaki yararlı mikroorganizmaların sayısını artırır, bağışıklık sistemini güçlendirir

Tavuk ve hindi eti 

Tavuk ve hindi gibi kümes hayvanları serotonin üretimini sağlayan triptofan için çok iyi kaynaklardır. Kırmızı ete göre daha az yağlı olan bu protein kaynaklarına sofranızda yer vererek metabolizmanızın hızlanmasını ve ani kan şekeri yükselişlerini önleyerek vücudunuzdaki yağlardan da kurtulmanızı sağlamış olursunuz.

Yumurta 

Serotonin üretimi için gerekli amino asitleri ve esansiyel yağ asitlerini içerir. Yumurta, yalnızca protein ve besin değeri bakımından zengin olmakla kalmıyor. Araştırmalar, kahvaltıda yumurta tüketmenin gün boyu kalori alımını azalttığını da gösteriyor.

Su 

En iyi doğal antidepresanlardan biridir. Yeteri kadar su tüketilmemesi dehidratasyon sonucu fiziksel ve zihinsel yorgunluğa neden olur. Kendinizi daha az depresif hissetmenize yardımcı olmak için günde en az 10-12 bardak su tüketin.

Deniz tuzu 

Yemeklerde deniz tuzu kullanmak ruh halinizi düzeltmek için gerekli olan mineralleri almanızı sağlar.

Bu konular da dikkatinizi çekebilir:









Doğal antibiyotik nasıl yapılır?


Ceviz suyu kolesterolü düşürür mü?

Tarih:23 Ekim 2013 Çarşamba

Hiç yorum yok:

Ceviz suyu kolesterolü düşürür mü?


Cevizi ister yiyin ister suyunu için, çünkü her iki durumda da ceviz kolesterolü düşürmeye yardımcı oluyor. 2004 yılından beri Amerikan Besin ve İlaç Dairesi günde 30-40 gram ceviz tüketmenin kalp sağlığını korumaya yardımcı olabileceği şeklinde bir öneriyi ceviz paketlerinin üzerine yazılmasına dahi izin veriyor. 



Bir ceviz ortalama 25 kalori içerir ve kalp sağlığınız için maksimum yararı alabilmeniz için günde 6-8 ceviz tüketmeniz yeterli. Ancak burada dikkat etmeniz gereken tüketilen cevizin size 200 kalorilik bir enerji yüklemesi. 

Alacağınız bu enerjiyi ya başka yiyecekleri azaltmak suretiyle dengelemeli ya da egzersiz yaparak harcamalısınız. Aksi halde yaklaşık olarak her ay bir kilo alırsınız.


Ceviz bitkisel omega-3’ler, magnezyum, folik asit ve posadan zengin yapısı ile kalp dostu bir yiyecektir. Sırası gelmişken 200 kalori yakmak için 25 dakika tempolu yürümeniz, 30 dakika kadar tenis oynamanız, bir saat kadar golf sporu yapmanız gerektiğini hatırlatalım.

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu

Cevizin faydaları


Cevizin kadınlar için faydaları


Fındık mı, ceviz mi daha yararlı?

Ceviz Yağı faydaları


Kolesterol için yeşil mercimek çorbası kürü






Mehmet Öz'ün Tabiat eczanesinden Şifalı bitkiler

Tarih:20 Ekim 2013 Pazar

Hiç yorum yok:

Mehmet Öz Tabiat eczanesinden Şifalı bitkiler

Tabiat eczanesinde, hatta mutfağınızda bile bulanan bazı şeyler savunma mekanizmanızı güçlendirmek için size yardımcı oluyor. İşte savunma mekanizmamızı güçlendirmenin ve hastalıklardan uzak durmanın yolları.


Gribi kovun

Şitaki mantarı şahane bir bağışıklık güçlendiricidir. Cinsel gücü artırıcı özelliğine sahip olduğundan Japonya ve Çin’de ‘düğün mantarı’ olarak da bilinir. Aktarlarda bulamazsanız internetten sipariş verebilirsiniz, ya da yetiştirme KİT’inden satın alıp evinizde kendiniz üretebilirsiniz. 


İşte Şitaki mantarının mucizevi faydaları:

- Güçlü bir antioksidan olan ve pişirme sürecinde bozulmayan ergotionein maddesi bakımından oldukça zengin. 


- İçindeki lentinan maddesinin Sarcoma-180 tipi kanser tedavisinde olumlu sonuç veriyor. Lentinan vücudun virüslere karşı mücadele etmesini sağlayan interferon üretimini uyarıyor.


- Lentinus edodes ise insan beslenmesi için gerekli bütün temel amino asitleri içeriyor. Ayrıca P, Fe ve Ca bakımından zengin içeriği ile kemik ve diş gelişiminde önemli rol oynuyor.

- İçerdiği B1, B2 ve B12 vitaminleri gelişmeyi düzenlüyor, C vitamini ise skorbit tedavisinde etkili. Az miktarda A vitamini ve E vitamini de içeren mantarın bünyesinde yüksek düzeyde bulunan ergosterol (provitamin D2) güneşte D vitaminine dönüşerek kemik ve kas gelişmesinde önemli bir rol oynuyor

- Kan dolaşımını düzenliyor, beyin kanamalarının, damar sertliğinin önüne geçiyor; böbrek yetmezliğinin, yüksek tansiyonun önlenmesinde etkili.


- Antibakteriyal, antiviral özelliği var. Mide ve baş ağrılarına, hepatit B hastalığına, uykusuzluğa ve halsizliğe iyi geliyor.



Nane ve ağız gargarası, kötü kokan nefesinizi tazelemenin tek çaresi değil. Hatta bu yöntemler problemin yalnızca üstünü örtüyor. İşte, benim köklü çözüm önerilerim.

Tarçınlı sakız

Tarçınlı sakız, tat vermede kullanılan bir tür uçucu bitki yağı. Bu yağ yalnızca kötü nefes kokusunu gidermekle kalmaz aynı zamanda tükürüğünüzde bulunan anaerobik bakteri miktarını yarı yarıya azaltır.

Balık yağı takviyesi

Bu, mantığa aykırı gibi görünse de, balık yağındaki omega-3 yağ asitlerinin nefesin kötü kokmasına neden olan ağızdaki enflamasyon ve bakterileri azalttığı kanıtlandı.

Manolya kabuğu özü

Bu doğal madde, antibakteriyel özelliklere sahip ‘magnolol’ ve ‘honokiol’ bileşiklerini içeriyor. Manolya kabuğu özünün, nefesin kötü kokmasına neden olan ağızdaki bakterilerin çoğunu 30 dakika içinde öldürdüğü kanıtlandı. Manolya yağı özü genellikle, bazı nefes tazeleyici naneli ürünlerde ve diş macunlarında bulunuyor.


Kereviz, kötü nefes kokusunu önlemede oldukça başarılı çünkü lif zengini bir besin. Lif oranı yüksek besinler, yeterli miktarda tükürük salgılanmasına yardımcı oluyor. Tükürük de ağız kokusuna neden olan plak oluşumunu yok etmeye yardımcı.

C vitamini

C vitamini, diş eti çekilmesi ve ağız kokusunun başlıca nedenlerinden biri olan diş eti iltihabını önlemeye yardımcı. C vitamini bakımından zengin besinler tüketerek bakteri üremesi için uygun ortamın oluşmasını engellemiş olursunuz. Günlük C vitamini ihtiyacınızı, portakal, mandalina gibi turunçgiller, çilek, frambuaz gibi kırmızı meyveler veya kavun tüketerek karşılayın.


Siyah çayda bulunan polifenoller, ağzınızda hoş bir koku yaratır çünkü polifenoller, plakların dişlerinize yapışmasını önleyen güçlü antioksidanlar. Plak oluşumu, dişler ve ağızla ilgili diğer problemlerin yanı sıra nefesin kötü kokmasına neden oluyor. 

Yapılan araştırmalar ayrıca, polifenollerin ağızdaki bakteri oluşumunu engellediğini ve böylece bakterilerin neden olduğu kötü kokuyu en aza indirdiğini ortaya koyuyor.


Vücudunuzu toksinlerden arındırması için karaciğer sağlığınıza dikkat etmelisiniz. Kara lahana, brokoli, kıvırcık lahana ve lahana gibi turpgillere ait sebzeler karaciğerin vücuttaki toksinleri temizlemesine yardımcı olacak detoks sebzeler. Bu besinlerden bol bol tüketerek karaciğerinizin iyi çalışmasına yardımcı olun.

Nezleden kurtulun

Ayurvedaya göre zencefil vücut ısısını artırıyor. Özellikle akciğer ve sinüsler olmak üzere organlardaki toksin dolaşımını engellemeye yardımcı oluyor.

Daha iyi görüş için

Görme gücünü destekleyen harika besin; siyah frenk üzümü, antosiyaninler içeriyor. Antosiyaninler göz sağlığını desteklemeye yardımcı olan bileşikler. Siyah frenk üzümü aynı zamanda bağışıklığı güçlendiren C vitamini bakımından da oldukça zengin.

Kolesterolünüzü düşürün

Biraz yulaf işinizi görmeye yeter. Bu mucize besin LDL yani kötü kolesterolü düşüren çözülebilir lifler içeriyor.


Nar suyu serbest radikallerin neden olduğu hasara karşı savaşan elajik asit ve fenoller içeriyor. Ayrıca cildinizdeki kolajeni korumaya yardımcı oluyor. Nar aynı zamanda cilt sağlığını destekleyen bitkisel besin maddeleri yani fitonutrientler bakımından oldukça zengin.


Adaçayı özü, balgam söktürücü etki göstererek vücudun, solunum yolundaki mukusu atmasına ve böylece öksürüğün yumuşamasına yardımcı oluyor. Eczaneden alacağınız bir balgam söktürücü yerine çay veya sıcak suyun içine bir damla adaçayı özü damlatmayı deneyin.

Kalp krizi riskinizi düşürün

Magnezyum zengini kabak çekirdeği hem kan basıncını düşürmeye hem de kalp krizi ve felç riskinizi azaltmaya yardımcı oluyor.

Boğaz ağrısı için bitkisel tedavi yöntemleri

Tarih:18 Ekim 2013 Cuma

Hiç yorum yok:

Boğaz ağrısı için bitkisel tedavi yöntemleri


Kış mevsiminde  boğaz ağrısı ve bademcik iltihaplanması şikayetlerinde daha çok artış görülmektedir. Yüksek ateş ve boğaz enfeksiyonları konusunda hepimizin dikkat etmesi gerekir.

Böyle durumlarda adaçayı ile gargara yapmak size gerçek bir yardımcı olacaktır. Adaçayı ile uygulayacağınız bu adaçayı kürü Bademcik veya boğaz iltihabının (faranjit) oluşmasına karşı da en iyi koruyucu ve önleyici yöntemdir.


Gün boyunca bir kaç kez adaçayı gargarası yaptığınızda ilk günlerde sizi yeniden dünyaya gelmiş gibi yapacaktır. İlerleyen günlerde haftada bir kaç kez adaçayı gargarasını uygulamak sizi  boğaz enfeksiyonlarına ve bademcik iltihaplanmasına karşı koruyacaktır.

Adaçayı Gargarası nasıl Hazırlanır?

Yaklaşık bir su bardağı kaynar suda bir poşet adaçayı veya bir tatlı kaşığı taze adaçayını on dakika demleyin.

Elde ettiğiniz bu adaçayı çayı ile günde 2-3 kez gargara yapın. Bununla birlikte, bir ay süre ile hergün bir çay bardağı adaçayı için.

Demleme süresi tamamlandıktan sonra adaçayını daha fazla suyunun içinde bekletmeyiniz, mutlaka süzerek ayırınız.

Not: Aktarlardan satın alacağınız adaçayı hem çok daha ucuz hem de amacınıza daha uygundur.

Uyarı: Adaçayı, memleketimizde son yıllarda sıkca tüketilmeye başlanmış bir çaydır. Ancak, hamile bayanların hamileliklerinin ilk üç ayında adaçayını dikkatli kullanmaları gerekir. Eğer düşük tehlikesi söz konusu ise kesinlikle adaçayından uzak durmaları gerekir. Çünkü, adaçayı yaprakları, dört tane düşük yapma riskini artıran madde içermektedir.

Soğuk algınlığı veya nezlenin yol açtığı boğaz ağrısı, aşağıdaki şu uygulamalar ile biraz azaltılabilirsiniz. 

Sıvı tüketiminiz artırın 

Ballı sıcak çay, bilinen bir halk çaresidir


Yatak odanızda bir nemlendirici ya da buhar kaynağı bulundurun

Tuzlu su ile günde birçok kez boğazınızı gargara yaparak temizleyin (Yarım bardak suya dörtte bir yemek kaşığı tuz konur).


Hafif ağrı kesiciler kullanabilirsiniz.


Boğazı uyuşturan pastillerden kullanabilirsiniz.

Boğaz Ağrısı 

Boğaz ağrısı tıpta farenjit olarak bilinir. Yutak yani boğazın iltihaplanması sonucu farenjit olarak bilinen boğaz ağrısı gerçekleşir. Boğaz ağrısına yol açan çeşitli faktörler vardır.

Bunlar da mikroplar ve metabolizmaya bağlı nedenler olmak üzere iki ana grupta bulunur. Bazı durumlarda ise bulunulan ortamın ısısına, ortam yer alan toza bağlı olarak boğaz ağrısı yaşanabilir.

Boğaz ağrısı her yaşta insanlar sıklıkla görülen sorunlar arasındadır.Ama en çok 4-7 yaş arası çocuklarda boğaz ağrısına daha çok rastlanılır. 1 yaş altındaki çocuklarda ise boğaz ağrısı çok nadir olarak görülen durumlar arasındadır. Boğaz ağrısının belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterebilir.

Belirtilerde en büyük etken hastalığın neden kaynaklandığıdır. Boğaz ağrısına yol açan en büyük etken virüslerdir, diğer unsurlar ise bakteriyel nedenlerden dolayı boğaz ağrısı yaşatır. Boğaz ağrısı bazı durumlarda tehlikeli olabilir ve önlem alınması gerekebilir. 

Mesela bakteriye bağlı boğaz ağrısı varsa bu yüksek ateşe yol açabilir. ateş 40 dereceleri daha bulabilir. virüse bağlı boğaz ağrısı olmuş ise genel olarak yüksek ateş görülen durumlar arasında değildir.

Boğaz ağrısının belli başlı belirtileri; ses kısıklığı, öksürük, boğaz hafif yanma, yorgunluk, nefeste koku, tozlu ortamda sorun yaşanması gibi durumlar boğaz ağrısının yaşanacağına işaret eden durumlardır. Boğaz ağrısı genellikle 1-2 gün içinde geçer. antibiyotikler ise boğaz ağrısı tedavisi için olumlu etkiler yapar. Hastalığın kısa süre içinde geçmesine yardımcı olur.

Boğaz Ağrısına Ne iyi Gelir

Hatmi boğaz ağrısınının iyileşmesi konusunda oldukça etkilidir. Hatminin hem kökleri, çiçeklerini kullanarak yapılacak çay ile boğaz ağrısından kurtulunabilinir.

Adaçayı da boğaz ağrısı için yararlıdır. Özellikle ağızda gargara yapılarak kullanılırsa faydaları ortaya çıkar. Gargara yapılacak karışım ne çok sıcak ne de çok soğuk olmalıdır. normal vücut ısısı sıcaklığı yeterli olacaktır.

Şakayık çiçeği ile servi kozalağı ezilerek karıştırılır. Bal ilave ederek reçel kıvamınına gelmesi sağlanır. Hazırlanan reçel her yemek öncesi ve sonrasında 1′er yemek kaşığı yenir.

Boğaz Ağrısının Bitkisel Tedavisi için gerekli Şifalı Bitkiler: Kedi otu, Şakayık, Ada çayı, Servi kozalağı, Bal

Hazırlanış Şekli: Kedi otunun saçakları kurutularak ezilir. On dakika süre ile suda kaynatıldıktan sonra süzülür. Süzülen sıvı bal ile tatlandırılarak şurup kıvamına gelinceye kadar karıştırılır. Hazırlanan şurup ısıtılarak tedavi süresince günde üç bardak içilir. 

* Servi kozalağı dövülüp ezildikten sonra şakayık çiçeği ile birlikte reçel kıvamına gelinceye kadar bal ilave edilerek yoğrulur. Hazırlanan reçelden yemek önce ve sonrası bir yemek kaşığı yenir.

* On dakika kaynar suda bırakılan adaçayı otu demlenerek süzülür. Süzülen çay bal ile tatlandırılarak şurup kıvamına gelinceye kadar karıştırılır. Hazırlanan şuruptan ısıtılarak günde 3 fincan içilir.

Boğaz İltihaplanmasının Bitkisel Tedavisi

Boğaz İltihaplanmasının Bitkisel Tedavisi için gerekli Şifalı Bitkiler:

Nilüfer çiçeği, Mine çiçeği, Papatya, Ebe gümeci, Menekşe, Kara turp, Bal

Hazırlanış Şekli:

Nilüfer çiçeği sıcak suda 20 dakika süre ile bekletilerek demlenir. Hazırlanan çay bal ile tatlandırılarak şerbet kıvamına gelinceye kadar karıştırılır. Tedavi süresince ısıtılarak yemeklerden önce hastaya bir fincan içirilir.

* Mine çiçeği on beş dakika süre ile sıcak suda demlenir. Süzülerek elde edilen çay bal ile tatlandırılır. Hazırlanan bu çay yatmadan önce ve tedavi süresince hastaya bir bardak içirilir. 

* Ebegümeci, papatya ve menekşe karışımından hazırlanan demleme, süzüldükten sonra bir kaba boşaltılarak gün boyu dinlendirilir. Dinlendirilen karışımdan günde 3 fincan ısıtılarak içilir.

Boğaz Üşütmesinin Bitkisel Tedavisi

Boğaz Üşütmesinin Tedavisi için gerekli Şifalı Bitkiler: Hatmi çiçeği (kırmızı gül), Mersin çiçeği, Şeker, Bal, Sirke

Hazırlanış Şekli: Hatmi bitkisinin yaprakları sirke ile kaynatıldıktan sonra süzülür. Süzülerek elde edilen su ile gargara yapılır. 

* Hatmi bitkisinin tohumu, on dakika sıcak suda bekletilir. Süzüldükten sonra elde edilen sıvı şurup kıvamına gelinceye kadar karıştırılır.

Hazırlanan şuruptan, hastaya ılıtılarak içirilir. Mersin ağacının çiçekleri kurutulduktan sonra demlemesi yapılır. Şeker veya bal ilave edilerek elde edilen şerbet, tedavi süresince yemeklerden önce bir fincan içirilir. 

* Mersin ağacının meyvesinden ezilerek elde edilen pelte, bal ile karıştırılarak yemekten önce hastaya bir yemek kaşığı yedirilir.

Boğaz Şişliği için Bitkisel Tedavi

Boğaz Şişliğinin Bitkisel Tedavisi için gerekli Şifalı Bitkiler: Mine çiçeği, Mersin yaprağı, Pelit, Sumak, Ayva yaprağı, Hatmi, Keten tohumu, Meşe kabuğu, Yumurta

Hazırlanış Şekli:

* Yeni derlenmiş mine çiçekleri sert bir zeminde ezilir. Elde edilen posa yumurta sarısı ile karıştırılarak yakı kıvamına gelinceye kadar yoğrulur. Hazırlanan yakı sıcak suya batırılmış tülbentin üzerine yayılarak hasta bölgeye konarak bandajlanır.

* Keten tohumu, hatmi kökü ve sumak yirmi dakika süreyle suda kaynatılır. Sıkılarak elde edilen karışım, bulamaç haline getirildikten sonra bir tülbente yayılarak boğaza sarılır.

* Mersin yaprağı, pelit, ayva yaprağı ile meşe kabukları yarım saat süreyle suda kaynatılır. Sıkılarak elde edilen posa bir tülbentte boğaza sarılırken, süzülerek hazırlanan sıvı yatmadan önce bir fincan ılık olarak içilir.

Konu ile ilgili benzer yazılar:

Boğaz ağrısı için bitkisel çözüm

Boğaz hastalıkları için şifalı bitkiler

Boğaz ağrısı için bitkisel çözümler